Ceza soruşturmasında şüphelinin ifade öncesi hakları, susma hakkı, müdafi yardımı, gözaltı süreleri, gözaltına ve tutuklamaya itiraz hakkında genel bilgiler.
Ceza muhakemesinde suç şüphesi altında bulunan kişi, soruşturma evresinde “şüpheli”, kovuşturma evresinde ise “sanık” olarak adlandırılır. Soruşturma evresi; delillerin toplandığı, ifadelerin alındığı ve çoğu zaman gözaltı veya tutuklama gibi tedbirlerin gündeme geldiği aşamadır. Bu aşamada şüpheliye tanınan haklar Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile güvence altına alınmıştır.
İfade alınmadan önce bildirilmesi gereken haklar
Şüphelinin ifadesi alınmadan önce kimliği saptanır ve kendisine şu hususlar bildirilir:
- Hakkındaki suçlama (isnat edilen suç)
- Müdafi seçme ve müdafi yardımından yararlanma hakkı; müdafi seçecek durumda değilse istemi hâlinde baro tarafından müdafi görevlendirileceği
- Yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığının derhâl bildirilmesini isteme hakkı
- Suçlamaya karşı açıklamada bulunmama, yani susma hakkı
- Şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteme ve lehine olan hususları ileri sürme hakkı
Susma hakkı
Anayasa’nın 38. maddesine göre hiç kimse kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya ya da bu yolda delil göstermeye zorlanamaz. Şüphelinin susma hakkını kullanması aleyhine yorumlanamaz. Bununla birlikte ifade vermenin mi yoksa susmanın mı daha uygun olduğu, dosyanın durumuna göre değerlendirilmesi gereken bir konudur.
Müdafi yardımı ve zorunlu müdafilik
Şüpheli, soruşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafi yardımından yararlanabilir. Gözaltındaki şüpheli ile müdafiinin görüşmesi kural olarak kısıtlanamaz ve gizli yapılır; kanunda belirtilen bazı suçlar bakımından sınırlı istisnalar öngörülmüştür.
Şüphelinin çocuk olması, kendisini savunamayacak derecede malul, sağır veya dilsiz olması hâllerinde ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilmesi zorunludur.
Yasak ifade alma yöntemleri
İfade, şüphelinin özgür iradesine dayanmalıdır. Kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir ve tehdit uygulama gibi bedensel veya ruhsal müdahaleler ile kanuna aykırı bir yarar vaadi yasaktır. Bu yöntemlerle alınan ifadeler, rıza olsa bile delil olarak değerlendirilemez. Ayrıca müdafi bulunmaksızın kollukta alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli ya da sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
Gözaltı süresi ve gözaltına itiraz
Yakalanan kişi Cumhuriyet savcılığınca serbest bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınabilir. Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda bu süre, Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatılabilir.
Yakalama işlemine, gözaltına alma veya gözaltı süresinin uzatılmasına karşı şüpheli, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Hâkim, başvuruyu evrak üzerinden inceleyerek yirmi dört saat dolmadan karara bağlar.
Tutuklama ve adli kontrol
Gözaltı süresinin sonunda şüpheli serbest bırakılabilir, adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılabilir veya tutuklanması talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilebilir. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve kaçma ya da delilleri karartma şüphesi gibi bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir; tutuklama ayrıca işin önemi ve beklenen ceza ile ölçülü olmalıdır. Tutuklama kararına karşı, kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir.
Dosyayı inceleme hakkı
Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve belgelerin örneğini alabilir. Kanunda sayılan belirli suçlara ilişkin soruşturmalarda, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek hâllerde bu yetki hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Ancak yakalanan kişinin ve şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu adli işlemlere ilişkin tutanaklar bu kısıtlamaya tabi değildir.
Sık sorulan sorular
Savcılıktan ifadeye çağrıldım, gitmek zorunda mıyım?
Cumhuriyet savcılığı tarafından çağrılan şüpheli çağrıya uymakla yükümlüdür; çağrı kâğıdında gelmemesi hâlinde zorla getirileceği belirtilir. İfadeye müdafi ile birlikte gidilmesi ve suçlamanın içeriğinin önceden öğrenilmeye çalışılması yararlı olur.
Susma hakkını kullanmak aleyhime delil sayılır mı?
Hayır. Susma hakkı anayasal bir haktır ve kullanılması aleyhe yorumlanamaz.
Avukat tutacak maddi imkânım yoksa ne olur?
Şüpheli müdafi seçecek durumda değilse, istemi hâlinde baro tarafından bir müdafi görevlendirilir. Çocuklar ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar gibi durumlarda ise istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Ceza hukuku ve gayrimenkul hukuku başta olmak üzere Tekirdağ’da avukatlık ve hukuki danışmanlık faaliyetlerini yürütmektedir.
Hakkımızda



